Orman Sınırları İçinde Kalan Tapulu Arazilerde Yeni Düzenleme: 7584 Sayılı Kanun
20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7584 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Orman Kanunu'na eklenen yeni hükümlerle, orman kadastrosu ile tapu kayıtları çakışan taşınmaz sahiplerini yakından ilgilendirebilecek bir düzenleme getirdi.
Bu yazıda, kanunun Ek Madde 22 ile getirdiği orman-tapu uyuşmazlıklarına ilişkin düzenlemeyi özetliyoruz.
Düzenleme Kimleri Kapsıyor?
Kanun metninden anlaşıldığı kadarıyla, düzenleme üç farklı duruma ilişkin olabilir:
1. Tapusu hâlâ üzerinde olan, ancak orman sınırları içinde kalan taşınmazlar
Orman kadastrosu kesinleşmeden önce tapuda gerçek veya tüzel kişi adına tescilli olup sonradan orman sınırları içinde kalan taşınmazlarda, ilgili idareye başvurulması ve Orman Genel Müdürlüğü'nün uygun görmesi hâlinde, tapu kaydının bedelsiz olarak geçerli sayılabileceği ve orman şerhinin terkin edilebileceği görülüyor.
2. Tapu iptaline karar verilmiş ama henüz infaz edilmemiş taşınmazlar
Mahkeme kararıyla tapusu iptal edilmiş ancak bu karar henüz tapu siciline işlenmemiş taşınmazlarda, güncel rayiç bedelin ödenmesi (ya da önceden bir ödeme yapılmışsa bu bedelin Hazineye iadesi) gibi şartlarla benzer bir işlemin mümkün olabileceği anlaşılıyor.
3. Daha önce Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlar
Tapu iptaline ilişkin kesinleşmiş ve infaz edilmiş kararlarla Hazine adına geçen taşınmazlarda, eski malikler veya kanuni/akdi halefleri tarafından, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde başvuru yapılması ve güncel rayiç bedelin ödenmesi koşuluyla, taşınmazın iadesinin talep edilebileceği ifade ediliyor.
Kapsam Dışında Kalan Alanlar
Düzenlemenin her taşınmaza uygulanmayabileceğini belirtmek gerekir. Kanun metninde, aşağıdaki alanların kapsam dışında tutulduğu görülüyor:
Devam Eden Davalarda Durum Ne Olacak?
Düzenleme kapsamına giren taşınmazlarla ilgili devam eden davalarda, bu sürecin bekletici mesele olarak değerlendirilebileceği ve taşınmazların aynına ilişkin hak düşürücü sürelerin bu dönemde işlemeyebileceği anlaşılıyor. Ayrıca, tarafların vazgeçtiği davalarda yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılabileceği ve vekâlet ücretine hükmedilmeyebileceği görülüyor.
Ne Yapmalı?
Orman-tapu uyuşmazlığı bulunan ya da geçmişte tapusu orman gerekçesiyle iptal edilmiş bir taşınmazı olabilecek herkesin, bu düzenlemeyi kendi somut durumu açısından değerlendirmesinde fayda olabilir. Süreler, başvuru koşulları ve rayiç bedel hesaplama yöntemi taşınmazın durumuna göre değişebileceğinden, başvuru öncesinde hukuki danışmanlık alınması önerilir.